2 Ağustos 2010 Pazartesi

Silverline'nin Rafi'si varsa bizimde minnoş gibi Fifi'miz var..








Çok uzun zamandır işlerden güçlerden bir türlü yazmaya fırsat bulamamıştım.Zaten son bir haftadır da ben ve diğer denetçi arkadaşlarımla şehir dışındaydık. Ama bu denetimin diğerlerinden çok büyük bir farkı vardı. Öğrenmek için okumaya devam edin :))

27 Temmuz 2010 saat gece 22:15 civarında tam fabrikada denetim yaparken,kulağıma gelen ince bir "miyuvv miyuvvv" sesi ile irkildim.Hemen pencereye koştuğumda minicik bir kediciğin yolda annesini aradığını gördüm.Tabii durur muyum bütün işi gücü bırakıp fabrika dışındaki kediciği almaya gittim.Çağırınca hemen yanıma geldi,hemen kucağıma alıp bütün şaşkın bakışlar içinde onu toplantı odasına getirdim.Işıkta çok daha minik olduğu gözlerinin bile tam görmediğini anladık.Yürürken poposunu taşıyamayan, kirloş, sümüklü, sıska ve yaşlı suratlı erkek bi minnoş ama şanslı bir minnoş çünkü bize denk geldi.Benim onu yukarı çıkartmamdan 5 dakika sonrada fabrikanın köpeklerini dışarıya saldılar dolaşsınlar diye, muhtemelen bu yavruyu biri öldürmüş olacaktı. Ama kurtuldu ve bir anda 3 tane annesi oldu.Hemen ıslak mendillerle temizledik,kulağının içindeki büyük keneyi çıkardık.Yıkama ihtimalimiz yoktu çünkü daha 1 aylık falandı sanırsam. Sonra ıslak mendilleri biraz pipişine sürttük böylece annesinin onu yaladığını sanarak çişinide yapmış oldu. Ama hala o ince sesi ile miyuvv miyuvv diye bağırıyordu. Yemek yedirmek zorundaydık.Çok minik olduğu için kaptan içmesini bilmiyor bütün yüzünü kabın içine sokuyordu.Sonra kusenim Duygu (blogdayaparımkariyerde)' nin aklına tom ve jerryden kalma bir fikir geldi.Mutfakdan çaycı kızın plastik ameliyat eldivenlerinden aşırdı.Saat geç olduğundan elimizde olan activa probiyotik yoğurdu su ile karıştırıp 4 parmağı bağlanmış eldivenin içine doldurdup eldivenin 5. parmağını deldip minnoşun ağzına verdi.Oda annesinin memesi gibi kabul edip emdi.Artık doymuştu ama anne sıcaklığını arıyordu.Hemen bir kutu bulduk birazda kumaş parçası onuda içene koyduk. O gece denetim sabah 2,5'1 kadar devam etti. O saatten sonra onu fabrikada bırakamazdık.Hemen sardm sarmaladım onuda çantama attım ve gizlice otele soktum.Gece beraber kaldık.Kolumun altına girip uyudu bütün gece ama sabah mama yedirmek için kucağıma aldığımda ilk işi çişini üstüme yapmak oldu serserinin.Sonra süt annesi ona süt buldu ve o gün hep süt içti.Bilmem merak ediyor musunuz bilmiyorum ama Probiyotik yoğurt çok işimize yaradı.Ertesi gün minnoşun bütün bağırsakları temizlendi.Bu arada 3. anne olan çiğdem ise sadece sevdi ve mama verirken tuttu onunda hakkını yemiyelim.
Hepimiz bir anda bu çirkin minnoşu çok sevdik.Ne yapacaz ne edecez derken kim bakacak bu yavru öle parçalarlar,bizim evde kedilerimiz var olmasa götürürüz derken.Orada çok sevdiğimiz arkadaşımız Zehra'ya durumu anlattık.Oda bize bir kedisi olduğunu onu yavruladığını ama yavrularını erkek kedilerin parçaladığını bu kedinin de onun yavrularına çok benzediği için kabulleneceğini ve onu rahatlıkla emzireceğini söyleyince bizde içimiz rahat bir şekilde yavruyu ona teslim ettik.
Sonra hazırlanmak için otelimize döndük.Duş,bavul topla,giyin derken akşam 8 sıralarında Zehra aradı bizi.Anne bizim minnoşu kabul etmiş yalamış temizlemiş,fakat bizim minnoş bize hemen alışınca Zehra'nın peşinde dolaşıyormuş.Yani hiç bir sorun çıkmamış.Sanırım aç kalınca memede emmeye başlar.Bizde içimiz rahat bir şekilde İstanbul'a geri döndük. Ama aklımız ve kalbimizin bir yeri orada FiFi'nin yanında :))

(NOT : Adı neden mi fifi? Çünkü o firmanın kıl kuyruk bir insan kaynakları müdürü vardı.Asıl adı Rıfat'mış ama herkes ona Rafi diyormuş.Bizde madem sizin Rafi'niz var o zaman bizimda Fifi'miz olsun dedik.Ve adı FİFİ oldu.İnsan Kaynakları müdürüne atıfen :))) )


2 yorum:

yıldız dedi ki...

yaa bayıldım bu serseriye :) emin ellerde olmasıda içimi rahatlattı.
çok şanslı ki seni buldu;) çok tatlı yaa . bi yavru kedoş olsada beraber koyunkoyuna yatsak:) ayyy düşüncesi bile güzel
sevgiler

fistik ve pati dedi ki...

Evet Yıldız'cım emin ellerde merak etme hatta şimdi konuştum.İyice süt annesine alışmış,onun peşinden ayrılmıyormuş.Bazen eve giriyormuş insanların peşinden yani 1,5 günde bayağı şımartmışız minnoşu. Eve dönünce benim oğlum bayağı büyük gözüktü gözüme ama onun yeri apayrı.Fakat hep küçük olsalardı da çok güzel olurdu.