26 Mart 2010 Cuma

Bu yazım canım oğluma....





Her zaman bir kedim olmasını istemişimdir,fakat kimse buna izin vermemiştir.11 Nisan 2009 bir yakınımızdan ilgilendiği kedilerin birinin 4 tane yavrusu olduğunu ve istersem bunlardan birnin benim olabiliceğini söylemişti.Yani o kadar heyecandan ben sadece bunu anlıyabildim.Hemen gittim 3 tanesi simsiyahdı yavruların bir tanesi tekirli beyazlıydı.Görür görmez aşk bu olsa gerek.Bir şeyi istemek için onu önce arzulamak tutku ile ona bağlanmak gerektiğini düşünenlerdenim ben. 23 Mayıs 2009 da oğlum tüm veteriner kontrollerinden geçtikden sonra evine geldi.Kimsenin onun geliceğinden haberi yoktu.Korkmuş,ürkmüş ve tedirgindi.Sanki her yerde annesini ve kardeşlerini arıyordu.Akşam babası eve geldiğinde boynuna kocaman bir kurdale ile onu karşıladık.Geri göndermeye kıyamadı.Bütün iş stresinin,hayatın yorgunluğunda bize bir renk ve tat oldu.Sonra birbirimize alıştık.O bütün gün evde ben iş yerinde,çalışırken onu o kadar çok özlüyorumki bir an önce akşam olsunda eve gidim diye saatleri dakikaları sayıyorum.Kapıyı açtığımda beni bekliyen,eve girdiğimde sarılmak için bacaklarıma sürünen,yemek için her türlü serseriliği yapan,uyumak için kucağına çıkan,banyo yapmak istediğinde küvete girip bana mırıl mırıl söylenen,şımarıklıklarıyla hayatıma renk katan canım oğluma bu yazım.İyiki benim oğlumsun....

23 Mart 2010 Salı

İlk yayın ilk heyecan.....

Öncelikler herkese merhaba...
Bu benim ilk yayınım olacak dolayısıyla da sizinle paylaştığım ilk heyecanım...
Açıkçası böyle bi blog sitesinde yer almayı hiç düşünmemiştim, sevgili dostum <strong&gt;celebi74</strong&gt; sayesinde etrafımızda tanıdığımız herkesin bir blog sayfası oldu.Şimdi herkes benim gibi ne yazıcam ne koyucam ne paylaşıcam diye düşünüyor.Bakalım ortaya neler çıkacak.Ben bile merak ediyorum.
Gerçi 20 mart 2010 cumartesi sabahı katıldığım ilk blog buluşması etkinliğinde blogcular sağ olsun çok fikirler ve kendilerinden örnekler verdiler.Çünkü herkes birbirine sorarken blogunuz ne üzerine diye ben ve kuzenim hiç bir şey diyemedik.Herkes en zevk aldığı kendini rahat hissettiği mutlu olduğu hobileri yapıyordu.Kimileri çok güzel yemekler-pastalar-çörekler yaparken,kimileride el becerilerini,bazıları hayatın en özel anları ölümsüzleştirip her birinin hikayesini okuyanların içine işletiyor,kimileride hayatının belki en özel anlarını- en paylaşmadığı duygularını-hayatta yaşadığı hayal kırıklıklarını yazıyor hatta yazarak rahatlıyordu.Demekki herkes hayatındaki sevdiği ne varsa bu bloglarda yayınlı yordu.O zaman herkesin ortak duygusu sevgiydi.Bende böylece en sevdiğim şeyin ne olduğunu düşündüm.Ve karar verdim.Ama ne olduğunu söylemiycem :) Bir dahaki yazıma süpriz olsun.Herkese şimdiden teşekkürler...

12 Mart 2010 Cuma

hoşgeldiniz

fıstığım ve pati... blogunuz hayırlı uğurlu olsun..

güzel günler güzel yayınlarda hep mutlu olun..

sevgiler.. celebi74