13 Eylül 2010 Pazartesi

Pazarları keyif yapmak gibisi yok....






Altı gün boyunca oyun oyna,o camdan bu cama koştur,anneyi bekle,babayı bekle,yemek ye,temizlen derken koca bir haftayı daha bitirdi benim oğluşum.Ama nedense bu hafta geçen haftalara göre daha yoğun geçti sanırım.Eeee tabi bi o camdan kim geldi bu cama şimdi kim gitti.Sanki mahallenin muhtarının kedisi herşeyden haberi var oğluşun.

Sonunda haftanın 7. ve son günü olan pazar geldi.Oooo oğluş için en güzel gün annesi babası evde daha ne olsunki.Tabii sürekli geçip gidende yok evden herkes tatil yapıyor.Benim oğluşum nesi eksik ki.Saat öğlen 3-4 civarı yatak odasında yanlız yatmakdan sıkıldığı için salona yanımıza geldi.Şöle bir bakındıkdan sonra kendini hop koltuğun üstüne attı.Bende hafifden serin olduğunda polar sabahlıkla dolanıyordum sonra sıkıldım koltuğun üstüne bırakmıştım.Önce beni patileri ile itekleyip kendini koltuğun iki minderinin arasına yerleştirdi.Ve başladı pazar şekerlemesine..... :) Eeee kedi olmakda zor iş :))