22 Kasım 2011 Salı

Ama böylede uyunmaz ki....

 Eeee havalar soğudu malum herkes üşüyor artık. Tabii benim oğlumda üşümeye başladı. Ananesi yüzünden kışa girmeden bir daha traş olmak zorunda kaldı çünkü.   Bu sefer daha hızlı uzasın diye tüyleri 3 numara kestirdim. Bide çirkin kesmişler bu sefer,çöp adam Cin Ali'nin kedisine benzemiş. Kocaman yusyuvarlak bir kafa iki tane düğme göz, yuvarlağın üstüne iki küçük üçgen kulak birde uzun bıyıklar uzaktan da baksam yakından da baksam Cin Ali'nin kedisi. Yapacak bir şey yok tabii  ananeden azar işitmektense böyle olması hepimiz için daha iyi. Ama bu sefer de yerler soğuk hava soğuk gece üşüyor tabii benim oğlum. Her gece yatma saati hadi yatıyoruz deyince benden önce gidip yorganın üstüne çıkıyor.

Bölüm 1: Uzun zamandır yoktum ama neden yoktum....




İlk bahardan beri ikamet ettiğim annemin evinden artık taşınma zamanı gelmişti. Ne kadar annemde olsa ev ev üstünde olmuyor kesinlikle.Sanırım Eylül gibiydi taşınacağım evin durumunu gördüğümde yaşadığım şoku size, kimseye hatta kendime bile anlatamam. Ama genede denemek istiyorum.

MİYUU'ya ne oldu merak eden yok mu??


Miyuu bildiğiniz gibi onu bulduğumda çok hasta ve bitkindi. 6 güne yakın veterinerde kaldı. Her gün ziyaretine gittim. Beni her gördüğünde sevimlilikler yapıp hadi beni artık buradan götür der gibi bende her seferinde tamam kızım bugünde kal yarın çıkartacağım seni diye teselli edip başını okşuyordum.6. cı günün sonunda o iyileşmişti ve benim onu almam gerekiyordu. Ben günler öncesinden başladım ona ev aramaya ama bir türlü onu isteyen kimse çıkmadı. Onu tekrar sokağa bırakmak tekrar öl demek gibi birşeydi. Eve götüremiyordum.Çünkü bende annemle kalıyordum ve kendi kedim vardı.Onun gelmesi demek 3.müzün birden kapı önüne konması demekti.Kendi evime yapım aşamasında olduğundan oraya da götüremezdik. En sonunda kuzenim blogdayaparımkariyerde nin aklına çok güzel bir fikir geldi. Amcasının ufak bir pet shopu vardı. Ona götürüp 2-3 gün bakmasını rica ettik. Bizde o sırada ona ev aramaya devam edecektik. Her gün gidip görüyorduk. Her gidişimizde de belki biri almıştır diyorduk. Ama her seferinde bizi boynu bükük bakışları ve kocaman göbeği ile bekliyordu kafesinde. O kadar çok mama yemeye başlamıştı ki. Biz onun tekrardan aç kalacağım,gene sokaklara döneceğim korkusu ile önüne ne konursa yemeye başladığını düşündük. O 2-3 gün birden 2-3 haftaya dönüştü. Ve bir gün gittiğimizde artık kutusunda yoktu Miyuu . İçimizi bir hüzün kapladı. Bize kutusundan dışarı çıktığını oynarken de yola çıkıp arabanın altında kaldığını söylediler. Ne kadar acı verici bir haberdi. Belki onu olduğu yere geri bıraksaydım iyileşince şu an yaşıyor olabilir diye düşündüm bir an.Sonra birden şaka dediler,nasıl bir şaka ise artık... Fakat sonra öğrendim ki hostes bir bayan ve eşi onu çok sevmiş. Bayanın annesinin evinde 3 tane kedisi varmış. Kedileri çok severmiş. Ama kendinin kedisi yokmuş.Bu minnoşunda hikayesini öğrenince dayanamamış ve almışlar. Miyuu'yu taşıma kutusu yerine gıdığının altına koyup sarıp sarmalayıp evine götürmüş. Artık miyuu onu seven ailesinin yanında sıcak yuvasında sevgi ile büyümeye devam ediyor. Darısı diğer minnoşların başına .... (Merak etmeyenin güzel haberlerini alıyorum aile ile tanışamasam da  takip altında )