28 Aralık 2012 Cuma

Pati ile kitap keyfi...

Aralık ayında bir arkadaşımın tavsiyesi ile E L James'in "Grinin Elli Tonu" kitabına başladım ve bitirdim.650 sayfalık bir kitap ve okuması 3-4 gün alıyor.Edebi açıdan bakılacak olursa edebi bir durumu yok. İçinde aşk, erotizm, tutku, seks, bastırılmış duygular,mazoşistlik,sadistlik,sapkın istekler, zevk, sevgisizlik, içsel terk ediliş ve tüm duyguların yeniden öğrenilmesi var. Okurken keyif almadım dersem yalan olur. Diğer okuduğum kitaplardan farklı ama sürükleyici bir roman. Zaten roman seri halinde "I-) Grinin Elli Tonu, II-) Karanlığın Elli Tonu, III-) Özgürlüğün Elli Tonu " şeklinde devam ediyor...

Grinin Elli Tonundan bahsetmek gerekirse konusu ; Edebiyat öğrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey’le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana’nın güzelliği, zekası ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır...
Grey’in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğrayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen –çok uluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır– Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cüretkar ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian’ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder. 

Açıkçası ben kitabı okumaya başladığımda sonunun nereye gideceğini sabırsızlık ve merak içinde beklediğimden kısa sürede bitirdim.Halbuki başlarken kitabın kalınlığı beni korkutmuştu. Fakat şu anda Karanlığın Elli Tonunu bitirmek üzereyim. Kitabı bitirdiğimde bunu yazan kadının nasıl bir hayal gücüne sahip olduğuna inanamadım. Kolay iş değil böyle bir kitabı kurgulamak,Kurgunun dışında sanki yazarın eşinden istekleri gibi de gelmedi değil. Böyle bir fantezi dünyası olamaz... O kadar diyorum...
Tabii ki ben bu kitabı yalnız okumadım. Oğlumla birlikte okuduk. Sağ olsun ne zaman kitabı elime alıp koltuğa uzansam geldi üstüme yattı. Bütün ilgi oğlumda olacak tabii kitapta neymiş. Haksız da sayılmaz. Bütün gün annesi çalışsın dursun,oğlu evde onu beklesin. Akşamda gelince kitap okusun, olacak iş değil... Tercih ne diye sorarsanız ??
İtiraf ediyorum. Kitap okurken üstümde yatması,sarılması,uyuması bile çok keyifli.Her ne kadar 8 kiloluk bir kedinin göğüsünde yatması bir süre sonra nefesimi kesede genede her şeye değer. Hep diyorum iyi ki oğlumu doğurmuşum diye... :)

4 yorum:

blogdayaparimkariyerde dedi ki...

"Patinin 50 Tonu"nu da sen yazarsın artık şekerim:)

Nilgün Komar dedi ki...

hahaha dugiii ne güzel fikir buldun yaaaa

Nilgün Komar dedi ki...

ayrıca pati ye kötü haberim var ne yazıkki üçüncü kitabı da okuyacak anneciğin yani sen yine kitabı kıskanacaksın :)

fistik ve pati dedi ki...

Evet kızlar okuyacağım ama biraz ara verdikten sonra iki kitap üst üste olunca biraz sıktı sanki :))